|
Pazartesi, 28 Temmuz 2008 |
|
Küçük bir kasaba da okuyabilmek için çabalayan
Fahri, Şahin, Sait ve Ömer bir üniversite kazanabilmek için canlarını
dişlerine takıp bunu başarmak istediler ve başardılar.
Dördü de
Sakarya üniversitesini kazandılar. Şahin sosyal bilgiler öğretmenliği,
Fahri coğrafya öğretmenliği, Sait tarih öğretmenliği ve Ömer de Türk
dili ve edebiyat öğretmenliğini kazandı. Sakarya da bir ev tutup yine
dördü de bir aradaydı. İş bölümü yaptılar. Sait daha önce ailesinden
ayrı yaşadığı için yemek yapmayı biliyordu. O yemek işini üstlendi.
Şahin bulaşıkları yıkayacaktı, Fahri ve Ömer evi temizlemek üzere iş
dağılımı yaptılar.
Ve bir gün Şahin, Sait ve Ömer evdeydiler. Sait
yemek pişiriyordu ve diğer ikisi de ders çalışıyordu. Fahri ise okuldan
çıkıp eve gelmek için durağa geldi, dolmuşu bekliyordu. O arada bir şey
hissetti. Oturduğu yer sallanıyordu. Anlamıştı deprem oluyordu. Aklına
arkadaşları geldi. Kendisi dışarıdaydı onlar ise evdeydi. İçine kötü
bir his doğmuştu. Hızla yürümeye başladı. Oturdukları mahalleye
geldiğin de evler yıkılmış kurtulanların çığlıkları kulağın da
çınlıyordu. Gözü arkadaşlarını arıyordu. Ortalıkta hiçbiri yoktu. O
arada gözüne onların evlerinin etrafındaki kurtarma ekiplerini
görmüştü. Koşarak oraya gitti. Biri çıkartılıyordu bu çıkartılan Şahin
idi. Kımıldamıyordu sordu �yaşıyor mu?� diye hiç kimse ağzını açıp bir
şey söyleyemedi. Ama biri sadece kafasını salladı. Daha sonra diğerleri
de çıkartıldı. Onlar da hayata sonsuza kadar gözlerini kapatmıştı.
Fahri yere çöktü ve haykırdı �neden� biz diye hıçkıra hıçkıra ağlamaya
başladı. Onların ne hayalleri vardı. Hepsi öğretmen olup yaşadıkları o
küçük kasabada ki lise de öğretmenlik yapacaklardı. Bu deprem üçünün de
hayallerini yıkmıştı. Hiçbiri hayallerini gerçekleştiremeden hayata
veda etmişlerdi. Sakarya onlar için mezar olmuştu.
Fahri okulunu
bitirip öğretmen oldu ve memleketine döndü oradaki lise de öğretmenlik
yapmaya başladı. Öğrencilerine doğal afetleri anlatırken aklına
arkadaşları gelirdi. Çünkü o doğal afetlerden deprem, onun canlarını
almıştı.
O bir daha Sakarya ya hiç gitmedi. Gitseydi canı daha çok yanacaktı. Fahri arkadaşlarını çok özlüyordu.
Seda Yıldırım
|