|
Pazartesi, 28 Temmuz 2008 |
|
Onun yanına geliyordum.Koşuyordum..Yine o sokak kedilerinden birini gördüm.Acımasızca bir tekme beni rahatlatacaktı.
Konar göçer bir aile olarak geleneksel taşınma törenlerimizden
biriydi.Onunla daha o gün tanıştık.Mahalleyi onun sayesinde
tanıdım.Daha o zaman bile çok şey öğretmişti bana.İnşaattan demir
(ç)alıp hurdacıya satmayı, boş arazilerde bira şişesi aramayı ki
bulamasak bile onun yerine bulduğumuz kağıtlarla şeytan uçurtma
yapmayı.Top oynamasını da o öğretmişti bana.Pet şişenin içine işeyip
onu kale direği yapmasını da.Mahalle maçlarını bile kenarda muhtarların
ve ellerindeki bastonlarla ihtiyar heyetinin seyrettiği resmi
müsabakalar sanırdım.O hep forvet oynardı.İkimiz küçükleri defansa
geçiarir, ileri uçta gol arardık kendi spikerliğimizle.Atan kazanıra
kaldığımız milli bir mahalle maçında attığı gol efsane olmuştu.Baraj üç
adımlık mesafeyi ayarlayıp, kaleci sidikli şişeden hiza alıp gez göz
arpacık yaptıktan sonra gerilebildiği kadar gerildi ve koştu.Altın
vuruş bizi galibiyete ulaştırdı ve terle karışık bir sidik kokusuna
bulanmış altı kişiyi sağa sola delice koşturdu.Onları yenmiştik ve
artık önümüzdeki maçlara bakmamıza gerek yoktu�
Öğretmen
aceleyle derse girdi.Bir elinde yazılı kağıtları bir elinde yazılı
kağıtları diğerinde içmeyi planladığı şekersiz çayı vardı.Sınıfta hemen
bir uğuldama ve ��okudunuz mu hocam?�� sesleri vardı.Onunla göz göze
geldik.Sanıyorum ikimiz de girecek bir yerin dibi arıyorduk.Lisede bile
aynı okulda olmamız tesadüftü belki ama aynı notu almamızın kesinlikle
nitelikli sebepleri vardı öğretmene göre.Zaten aldığımız notları
birbiriyle çarpınca sınıf ortalamasına erişemiyorduk da.Tabi bunu dile
getiren öğretmen olunca bizdeki eziklik asabiyetle yer
değiştirdi.Deplasmanda bir sıfır mağluptuk ama ders kırk beş
dakikaydı.Bunun bilincindeki iyi bir üniversite mezunu başarıya aç
öğretmenimiz ��Hemen derse geçiyoruz çok vakit kaybettik
zaten.��dedi.İkinci uğuldama seferi başladı.Arka dörtlümüzün gururu
komik ve komik olduğundan bir o kadar habersiz gözlüklü şahsiyet aldığı
iyi notun gazıyla haykırdı:�Hocam bugün ders yapmayalım��.Öğretmen
umursamadan cevap verdi:��Her sınıfta aynı şey.Bana duymadığım bir şey
söyleyin��.Beraberlik şansı ayağımıza gelmişti.Kendimi tutamadım
��Bugün çok güzelsiniz ��...Önce o güldü birkaç saniye sonra bütün
sınıf.Beraberliği yakalamıştık.Sıkıcı dersin son beş dakikasında
serbest bırakılmıştık.Öğretmen bir şeylerle uğraşıyordu.Artık atağa
kalkmalıydık.O da bunun bilincindeydi ve sordu ��Hocam ne
yapıyorsunuz��.Gözünü kaldırmadan ��Liseler arası fizik olimpiyatları
sorularına bakıyorum��.Artık son ataklarımızı yapıyordu ve açık
bulmalıydı:��Yapamadığınız varsa yardım edebilirim hocam��.Ardından
kontra sinirli bir cevap geldi:�'Sen önce orta okul olimpiyatlarını
yap.'.Yine altın vuruş fırsatı ondaydı.Fırsat ayağımızdaydı ve
galibiyet cümlesini kurdu: ��Neden hocam onları da mı yapamıyorsunuz?���
Galibiyet sevinci yaşayamadık.Öğretmen yenilgiyi kabullenemedi ve
müdüre başvurdu.Yaptıklarımız bardağı taşırmış.Fakat onlar bardağın
dolu tarafıyla değil taşan tarafıyla ilgileniyorlardı.Verdikleri karar
bizi okuldan uzaklaştırmak ve ailelerimizle konuşmaktı.En zor Cuma günü
o gündü.Çıkışta dizi ertesi kavgaları bile seyretmedik.Geleneksel
törenimizi yapmak gerçekleştirmek üzere kasaba gittik ve bize ayırdığı
sakatatları mahallenin kedilerine vermek üzere hiç konuşmadan çöp
dökülen köşeye gittik.Kediler toplandı bizde ise büyük bir sessizlik
vardı.Oturduk son kez kedileri seyrettik.
Cezamız bittikten
sonra her şey çok değişti.Benimle hiç konuşmadı.Birinin ona bunu zorla
yaptırdığı belliydi.Birkaç hafta sonra bizim gözlüklüye ders anlatırken
gördüm onu.Karekök dört Allah'ın izniyle iki diye çıkar dolayısıyla
cevap c.Sonradan anladım ki abileri varmış ona yardım eden hem de
parasız.Beni de çağrırdı:�� olum gel beleş pilav var�� derdi.
Sınav sonuçları bana Ankara�yı layık görmüştü.Aradan iki sene geçtikten sonra ondan haber
aldım.Ama bana haberi veren annemdi.İki şehir arası o kadar kısa
gelmedi hiçbir zaman.Eve bile uğramadan hemen evlerine gittim kapalı
gözlerini açtım son sözlerimi söyledim ona ��Bu kez son vuruş kötüydü
be dost yenildik�� ... Elimi çektim gözleri hemen kapandı.Altın vuruş
ona hiç yakışmamıştı.
``Ben anamdan emdiğim sütü bırakmışım
bunu mu bırakamıycam.! derdi ona sitem ettiğim zamanlarda.Yalan
söylemiş. Kedi aç aç bana bakıyordu.Önce tekme atmayı düşündüm sonra küfür ede ede kasaba gittim�.
Özgür Gürsoy
|