|
Garip Ülkenin Garip Televizyon Kanalı |
|
|
|
|
Pazartesi, 28 Temmuz 2008 |
|
garip bir ülkede bulundum bir kere. tek bir
televizyon kanalı vardı. ama her evde televizyon vardı, hem de bütün
televizyonlar son model ve çok kaliteliydi. nasıl olurdu da tek kanal
için bu kadar iyi bir televizyon alıyorlardı? merak ettim ve misafir
olduğum bir evde televizyonu açtım. bi tane kadın haber spikeri ve onun
hemen yanındaki bir karede görüntüler vardı. kadın hiç konuşmuyordu,
sadece o da kareye doğru bakıyordu.
kareye daha dikkatlice baktım, iki adam bir adamı yere yatırmış kelepçe takıyorlar, yerdeki adam direniyordu. gece vaktiydi.
sonra
spiker kadın kameraya baktı ve bana komik gelen bir surat ifadesiyle
"Bö!" dedi. O ülkede ne anlama geldiğini bilemedim bu kelimenin.
haber
bitti reklamlara geçti. o sırada ev sahibi bana çay yapmıştı,
televizyonun sesini kıstık ve oturduk biraz çay içtik. biraz sohbet
ettik, ama herkes göz ucuyla televizyona bakıyordu. çünki sürekli renk
ve parlaklık değiştiriyor ve insanın dikkatini çekiyordu. zaten bu
insanlarda artık alışkanlık da olmuştu, kapalı bile olsa sık sık o yöne
göz ucuyla bakıyorlardı. çay bitti sonra yine TV`nin sesini açtık. o
kadın yine "böö!" diyordu. sonra önündeki kağıtları falan topladı,
kalktı, yerine başka bir adam geldi. bu çok ciddi bir adamdı. hemen
onun yanında da bir kare belirdi ve görüntüler akmaya başladı. gece
vakti, pencereden giren bir hırsızı gösteriyordu, ama evin içinden.
hırsız sanki gizli kamerayla takip ediliyor gibiydi. siyah elbiseler
giymiş, tek elinde bıçak tek elinde de bir çanta vardı. hırsız koridora
doğru geldi yüzünü kameraya döndü. kameraya yaklaştı, ve o sırada resim
dondu. hırsızın suratı karede donmuş bir şekilde duruyordu. haber
spikeri önündeki dosyaya bi baktı ve seyircilere dönüp "BÖ!" diye
bağırdı.
ben kendimi gülmekten alamadım. kalbim hızlı
çarpıyordu, ama durumun komikliğine dayanamıştım. etrafıma baktım, ev
sahipleri bana şaşkın ve küçük gözlerle bakıyorlardı. onlar gülmüyordu
hatta çok ciddilerdi. televizyonda hemen reklama girdiler. Çelik kapı
reklamı vardı. hemen onun ardından da bir alarm sistemi ve güvenlik
firmasının, ve bir kurusıkı silah satan firmanın reklamını verdiler.
sonra yine haberlere döndüler. kanal böyle devam ediyordu. bir haber,
bir reklam, ve sunucularda tek replik : " bö!"
bu kelimenin
onların dilinde ne anlama geldiğini hiç bilemedim. ama ekrana arkamı
döndüm ve aileyle sohbet etmeye başladım. bir süre sonra onlarda tv`yi
kapattılar, çoluktan çocuktan, geçmişten konuşmaya; hikayeleri, anıları
anlatmaya başladık. çok sevecen ve misafirperver insanlardı. o ülkeye
bir gün kesinlikle dönücem.
Sıtkı Er
|